Salı, Aralık 08, 2015

KISA CEVAP


Emre Kınay.
Tekirdağ.
Tiyatro. Sahne. Sanat. Sanatçı.
Tekirdağ belediye başkanı. Cürret.
Güç. Şuur. İhmal. Öncelikler. Gerçekler.
İsyan. Utanma. Cevap.
Daha çok utanma....
Şimdi bunları birleştirip, bir şeyler çıkarmaya çalışacağım. Bir şeyler çıkar mıi gerçekten, bilemiyorum. Ben yine de deneyeceğim. Çıkan şeye bakarız bittikten sonra.
Emre Kınay bir tiyatrocudur. Bir sanatçıdır. Sesi çıkanlardandır. Fikrini söyler, fikrini yazar. İtiraz eder.
Risk alır.
Sayısı azdır bu türün.
Deli bir partizan,deli manyak bir radikal olmadığını düşünüyorum.
Kötüye karşıdır sadece. Kötü kimse, nereden gelirse kötü, ona karşıdır.
Yüzeyde gezinen, hiç dalmayan, dipte olup bitenlerle hiç ilgilenmeyen popçulardan, popçu oyunculardan, popçu sanatçılardan, popçu insanlardan değildir.
Dertlidir. Dert edinenlerdendir. İyi olsun ister her şey. Her şey daha iyi olsun ister. Bunun çok da zor olmadığının, istemekle başlayacağını her şeyin bilir.
İyi adamdır Emre Kınay. İyi de oyuncudur.
Kazandığını işine yatırmıştır. Duru tiyatrodur işi. Onun için de ayrı kavgalar etmiştir.
Falan filan...
Oyunları var. Oyunlarıyla geziyor. Turne denir bu gezintilere. En son Tekirdağ'da idi o ve bir oyunu.
Kendisine ve oyununa tahsis edilen, para karşılığı elbette, sahneyi görünce üzülmüş Emre Kınay. Her insan, her oyuncu üzülür zaten o sahneyi görünce. Fakat her insan, her oyuncu bu üzüntüyü seslendirir mi, videosunu çeker mi, çektirir mi, emin değilim. Herkes bu riski alır mı, dertlenir mi onun kadar, onu da bana sorma. Bu tepkinin yaygın olmadığını, olağanlaşamadığını Türkiye'de sanırım hepimiz biliyoruz.
Konuşan biri olarak, hiç konuşmayanların kefaretini ödüyor aslında Emre Kınay. Konuşanlar çok iyi anladı ben ne diyorum. Herkes konuşsa, konuşanlar bu kadar batmaz göze, bu kadar takılmazlar radarlara.
Listeler misteler...
Sahnenin nesi mi vardı?
Hiçbir şeyi yoktu. Konu da bu zaten. Videosu var ama artık. Videosu oralarda bir yerlerde. Bul izle.
Aslında konu bu değil. Konu Tekirdağ belediye başkanının Emre Kınay'a verdiği, daha doğrusu verdirttiği cevap.
Burada biraz durayım istersen. Seni bekleyeyim. Eğer cevabı okumadıysan, oku öyle devam edeyim?
Olmadı, bunun üzerine de, onu okursun. Hem konu pekişir.
Cevabın detaylarına da girmeyeceğim. Ben, cevabın niyeti ve küstahlıyla ilgiliyim daha çok.
Tekirdağ belediye başkanı CHP'li bu arada.
Bu cevap beni yine haklı çıkardı. Sürekli haklı çıkıyorum.
Bizim çok problemimiz var. Çözümleri de çok basit. Problemlerin en büyüğü de bu: Kimse problem çözmek istemiyor!
Sorunlarımız yapısal bizim. Çözümsüzlükleri hep ondan. Biz hiçbir şeyi çözemeyiz. İstemiyoruz çünkü.
Tekirdağ belediye başkanı ve verdirttiği cevap doğrular bunu.
Okudun mu cevabı? Buldun mu?
Başkan kendini derebeyi sanıyor. Bu çok belli. Tekirdağın ve içindeki her şeyin doğal sahibi zannediyor kendini. O da bir sanrı içinde.
Temel problem bu. Gücü eline geçiren deliriyor. Parti, mevki, statü...Bunlar hiç fark etmiyor. Şuurunu kaybediyor gücü bulan, iktidara yapışan. Ne iş yaptığını unutuyor hemen. Elindeki gücü, insanlar için değil, insanlar üzerinde kullanıyor.
Görev önemli olmuyor hiç, hiç bir şey değişmiyor. Muhtar, apartman yöneticisi, başbakan, cumhurbaşkanı, dernek başkanı, kulüp başkanı, bakan, milletvekili, sınıf başkanı, belediye başkanı...
Son hep aynı mutsuz son.
Denge bozuluyor.  Belki ben de 7/24 pohpohlansam, benimki de bozulur, bilemiyorum.
Belediye başkanlığının bir meslek, bir iş olduğunu unutmuş başkan. Kontrolünü kaybetmiş. Haddini unutmuş. Tuhaf bir cürrete teslim olmuş.
Sayın başkan, siz derebeyi değilsiniz. Türkiye bir aristokrasi değil. Kutsal kandan gelmiyorsunuz. Siz bir belediye başkanısınız.
O kadar! Hepsi bu!
Bir belediyenin başkanısınız. İşiniz bu! Görev tanımınız hizmet!
Daha başka bir şey, daha fazla bir şey değilsiniz.
Hatırlatmak istedim.
Ve sevgili CHP! Toplam 4 tane belediyen var zaten Türkiye'de. Bari oralarda hatasız ol. Farklı ol. Proaktif ol. Örnek ol. Uzak olma. Tahammüllü ol. İş yap. İş bitir. Problem çöz.
Başkalarına benzeme sen de. Herkes gibi olma.
Ben Emre Kınay tarafındayım bu konuda. Zaten başka taraf da yok aslında.
Uzadı. Bitiriyorum.
Keşke siz de hiç uzatmasaydınız. Tartışmanın, tartışılanın zeminin kaydırmasaydınız. Biz buna da çok alışığız ama başkalarından. Keşke konudan sapmasaydınız. Mevzuda kalsaydınız. Odağı bulandırmasaydınız.
Cevabınız çok uzun ve çok hatalı sayın başkan. Her satırına itiraz edilir. 2018'de yenilenecekmiş mesela salon ve hizmet binası.
Olimpiyat mı bu?
2016 yılına yeni gireceğiz başkan.
Çok soğuk cevabınız. Buz gibi. Mesafeli. Çok mesafeli. Ve hiç sevmediğimiz, kurtulmaya çalıştığımız bir dille, bir tonla yazılmış. Üzdü okumak. Lakin hiç şaşırtmadı.
Şu kadarı yeterdi, inanın lütfen bana:
"Emre Bey, notunuzu aldık. İLGİLENİYORUZ"

1 yorum:

  1. Hizmet edenler hizmet ettikleri kişileri unutuyorlar... Yazık! İşte bu yüzden sorunlar çözümsüz cevaplar saygısız.

    YanıtlaSil